Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı
image

MÜTERCİM ÂSIM EFENDİ (1755 - 1819)

 1755 yılında Antep’te doğan Seyyid Ahmed Âsım Efendi, gibi birçok lügatçi, şair ve hattat yetiştiren bir aileye mensuptur. Antep’te Arapça, hat ve dinî ilimlerin yanı sıra şiir ve edebiyatta iyi bir eğitim gördü. 1789 yılında İstanbul’a yerleşerek uzun yıllar çeşitli müderrisliklerde bulundu. Süleymaniye müderrisliğine kadar yükseldi ve Selanik kadılığı yaptı.

Âsım Efendi, tercüme ve şerh ettiği birçok eseri Sultan III. Selim’e sunmuştur. Öte yandan asıl şöhretini sözlük çalışmalarında elde etmiş, Farsça ve Arapça’dan Türkçe’ye çevirdiği ve defalarca basılan iki eserle "mütercim" unvanını almıştır. Bunlardan ilki, Muhammed Hüseyin b. Halef-i Tebrîzi’nin Burhân-ı Kâtı‘ adlı Farsça lügatinin Türkçe çevirisidir (Tibyân-ı Nâfi‘ der Terceme-i Burhân-i Kātı‘). Âsım Efendi’nin 1791-1797 yılları arasında tercüme edip III. Selim’e sunduğu bu eser hem padişahın lütuflarına mazhar olmasına, hem de ulema arasında şöhret bulmasına vesile olmuştur. Tercümeyi yaparken sadece aslına bağlı kalmamış, otuzdan fazla sözlükten yararlanarak eseri farklı bir tertibe sokmuştur.

İkincisi ise Fîrûzâbâdî’nin el-Kâmûsu’l-Muhît adlı Arapça sözlüğünün tercümesidir (el-Okyânûsü’l-basît fî Tercemeti’l-Kāmûsi’l-Muhît). Mütercim Âsım Efendi 1805-1810 yılları arasında çevirdiği bu esere yalnız mütercim sıfatıyla yaklaşmamış, Muhammed Murtazâ ez-Zebîdî’nin (ö. 1791) 40 ciltlik Tâcu’l-‘Arus şerhi dâhil olmak üzere el-Muhkem ve el-‘Ubâb gibi lügat alanındaki birçok kaynağın yanı sıra tefsir ve hadis kitaplarını da süzerek âdeta bir şârih niteliğiyle Kâmus’un metnini işlemiştir. Kelimelere doğru karşılık bulmakta büyük dikkat gösteren Mütercim Âsım, yazı diliyle yetinmeyip halk ağzından da faydalanarak bu eseri bir dil ansiklopedisi seviyesine çıkarmıştır.

Mütercim Âsım Efendi tercüme çalışmalarına devam ederken, 1807 yılında vak‘anüvisliğe getirilmiştir. Her ne kadar Âsım Efendi, hazırlamakta olduğu Kâmus Tercümesi’nin bütün zamanını aldığını ileri sürerek vak’anüvislikten affını istemişse de, bu talebi kabul edilmeyerek 13 yıl boyunca vefatına kadar vak’anüvislik görevini sürdürmüştür. 27 Kasım 1819’da Üsküdar’da vefat eden Mütercim Âsım Efendi, Karacaahmet Mezarlığı’nda medfundur.

 Eserleri

 1. Tibyân-ı Nâfi‘ der Terceme-i Burhân-ı Kātı‘ (İstanbul 1214 [1799]; Bulak 1251 [1835], 1268 [1851]; İstanbul 1287 [1870]; Ankara 2000).

2. el-Okyânûsü’l-Basît fî Tercemeti’l-Kāmûsi’l-Muhît (İstanbul 1230-1233 [1814-1817]; Kahire 1250 [1834]; İstanbul 1268-1272 [1851-1855], 1304-1305 [1866-1867], 1977, İstanbul 2013-2014).

3. Tuhfe-i Âsım (Bulak, 1254 [1838]).

4. Târih-i Âsım (İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar, no. 6014, 6018; İstanbul 1284 [1867], 2015).

5. Merahu’l-Meâlî fî Şerhi’l-Emâlî (Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Esad Efendi, no. 2299; İstanbul 1266 [1849], 1304 [1886]).

6. Terceme-i Siyer-i Halebî (Kahire 1248 [1832]).

7. Makâle-i İstibsâr-âmiz der Beyân-ı âmeden-i İngiliz (İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Türkçe Yazmalar, no. 1638).

 Kaynak : Mütercim Ahmed Âsım Efendi, Âsım Efendi Tarihi (Osmanlı Tarihi 1218-1224/1804-1809), haz. Ziya Yılmazer, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, İstanbul 2015, ss. XLVI- CXXXV.



VANKULU MEHMED EFENDİ ( Ö. 1592)

Kısa biyografisine ait Atâî’nin Şakâyık zeylinde ve hemen aynı ifadelerle Kâtib Çelebi’nin Fezleke’sinde yer alan malumat yekûnu, Vankulu’nun müderrislik ve kadılık yaptığı yer ve tarihlerden ibarettir. Bütün bu bilgilere yegâne ilave Çağatay Uluçay’ın, Vankulu’nun altı seneyi aşkın süre kadısı olduğu (1573-1580) Manisa’nın sicillerinden hareketle ona ait vakıfları ve eş ve çocuklarının isimlerinin tespitidir. Arkasında Gazâlî’den Kimyâ-yı Saâdet Tercümesi, Molla Hüsrev’in Dürerü’l-Hükkâm’ına yaptığı Nakdü’d-Dürer adlı haşiyesi, fetvalarda tercih meselesini ele aldığı Tercîhü’l-Beyyinât’ı, Secâvendî’nin Hâşiye-i Ferâiz’ine haşiyesi ve daha birçok risale bırakmış olan Vankulu Mehmed Efendi, şöhretini Cevherî’nin Sıhâh’ından tercüme ettiği ve kendi adına nisbetle Vankulu Lügatı adıyla bilinen Arapça-Türkçe sözlükle temin eder.

Vankulu (Mehmed b. Mustafa el-Vânî) nisbesini doğum yeri olan Van’dan alır. Eserlerinde Vânî nisbesi dikkat çekerken Vankulu ismiyle maruf oluşunun sebebi herhâlde Müteferrika Matbaası’nın ilk ve en mühim eserinin (1727) "Lügatu Vankulu" başlığıyla tedavüle girmesidir. Sıhâh tercümesinde kendisini "Mehmed b. Mustafâ el-Vânî" şeklinde ifade eden Mehmed-i Vânî bu basım hamlesinden sonra "Vankulu Mehmed" olarak tanınacak, ona atıflar yapacak olan Mütercim Âsım da Vankulu ismini büsbütün "Vânî" aleyhine ispat edecektir.

Hâmid Efendi’den mülâzım olduktan sonra bazı küçük medreselerde müderrislik, Ağustos 1563’te Mahmud Paşa Medresesi müderrisliği, birkaç sene fasılalarla Eski Ali Paşa Medresesi müderrisliği, Rodos kadılığı, Sahn-ı Seman Medresesi müderrisliği ve sırasıyla ifa ettiği Manisa, Selanik ve Kütahya kadılığı vazifelerinden 1583’te tekaüde ayrılmışken bir süre sonra kadılığa avdet ederek 1590’da Yenişehir, ardından Medine kadılığı görevlerinde bulundu. Son vazifesi sırasında 1000 Recebinde (Nisan 1592) vefat etti. (Bkz. Nev’îzâde Atâî, Şakâik-ı Nu‘mâniye Zeyilleri Hadâ’iku’l-Hakâ’ik fî Tekmileti’ş-Şakaik, haz. Abdülkadir Özcan, İstanbul, 1989, s. 316-317) Onun ders ve fetva arasında geçen ömrüne dair kayıtların mecmuu hemen hemen budur.

Eserleri

1. Tercüme-i Sıhâh-ı Cevherî (Vankulu Lugatı), İstanbul 1141 [1728], 1170 [1756], 1188 [1774], 1217-1218 [1802-1803].

2. Tercüme-i Kîmyâ-yı Saâdet (Nuruosmaniye Yazma Eser Kütüphanesi, no. 2334; Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Hamidiye, no. 636, Hacı Mahmud Efendi, no. 1711, 1756).

3. Tercîhu’l-Beyyinât (Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Bağdatlı Vehbi Efendi, no. 2070, Hacı Mahmud Efendi, no. 1026/4, vr. 161b-170a; Beyazıt Yazma Eser Kütüphanesi, Veliyyüddin Efendi, no. 1420; İstanbul Üniversitesi Nadir Eserler Kütüphanesi, Arapça Yazmalar, no. 435).

4. Nakdü’d-Dürer (Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi Yazma Bağışlar, no. 985; İstanbul 1314 [1896]).

5. Müseddes Na‘t-i Şerîf (Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Nuri Arlasez, no. 54, vr. 90b).

6. Mefâtîhu’l-Cinân ve Mesâbîhu’l-Cânân (Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Âtıf Efendi, no. 297, vr. 1a-154a).

7. Hâşiyetü Şerhi’s-Sirâciyye (İstanbul 1317 [1899]).

8. Şerhu Miftâhi’n-Necât (Süleymaniye Yazma Eser Kütüphanesi, Ayasofya, no. 1933).

Kaynak: Vankulu Mehmed Efendi, Vankulu Lügati, haz. Mustafa Koç, Eyyüp Tanrıverdi, Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı Yayınları, İstanbul 2014, ss.17-21